8 Ocak 2016 Cuma

Sevmiyorum buraları...

Bu aralar  sürekli bir kötü/negatif enerji dalgasıdır gidiyor.
Yani ne bileyim işte, insanlar kötü enerjilerle dolu. Olaylar, durumlar, hatta eşyalar ve hayvanlar bile!

Enerji nedir ne değildir diye burada ahkam kesmeyeceğim tabii ki.Ancak halk arasında "nazar değdi, göze geldi" dediğimiz şey bile enerji ile alakalı (bknz. negatif enerji), bunu da söylemeden edemeyeceğim.  
Bunların yanı sıra, kötü enerji kötü enerjiyi çeker, iyi de iyiyi..
Yani ne kadar kötü bakarsan durumlara o kadar kötü gelişiyor her şey. Ve, ne kadar anlamsızca da gelse bu durum öyle değil aslında. 
Bir anlamı var her şeyin.
Yani sen "ya evin tek anahtarını evde unutursam" diye düşündüğün gün o tek anahtarı almadan dışarı çıkıp kapıyı kapatıveriyorsun. Diyelim ki o gün olmadı bu, ama bir gün mutlaka başına geliyor. Boşuna demiyor insanlar "aklıma gelen başıma geldi!" diye.
Evet.. İşte böyledir aslolan.

Normal şartlar altında "aksilikler hep beni bulur" diyen tiplere ifrit olmama rağmen şu ara bu tarz insanları anlar hale geldim. 
Bu ara aksilikler üst üste gelip bende lanetliymişim hissi yaratıp duruyor.
Yine de yılmıyorum olumlu düşünme konusundaki ısrarımdan, ya da yılmamaya çalışıyorum diyelim.
Ama nedense her şey dönüp dolaşıp "buralara" bağlanıyor. 
Yani "böylesi saçmalıklar zaten bir tek Türkiye'de insanın başına gelir zaten", demeden edemiyorum absürd durumlar karşısında.
Sonrası ..
Sonrası ise açık.
"Sevmiyorum buraları, çekip gideceğim ilk fırsatta bir daha da dönmek istemeyeceğim!"

İşin ilginç tarafı hiç de yalnız değilim. Bu ülkede bunu düşünen o kadar çok insan var ki. 
Bedava ya da ucuz vatandaşlık hakkı veren ülkeleri araştıran arkadaşlarım var misal!
İşçisinden tutun da emeklisine...
Nice mühendisler, doktorlar...
Öğrencileri de atlamamak gerek tabii..
Sonrasında da "beyin göçü" diye basite indirgenir bu gibi şeyler, giden eğer vasıflı beyaz yakalı ya da zeka küpü bir öğrenci ise.. 
Bir kaç saniye üzülüp düşünülür.
Ve biter.
İşin acısı, kimse "neden buraları sevmedin de gittin oralara?" diye sormaz memleket özlemi çeken gidene.
Giden, gitmiştir çünkü.